K.Cem Celik

Şub 08

Değerli bir o kadar da can ağabey Kaan Sezyum’dan geliyor. Sordum sarı çiçeğe…

Değerli bir o kadar da can ağabey Kaan Sezyum’dan geliyor. Sordum sarı çiçeğe…

Şub 07

(= tespit doğru hafız

(= tespit doğru hafız

Oc 26

Ağla sevgili yurdum

Ağla sevgili yurdum

Oc 05

Sen çekersen o da çeker… Bilinçlenelim

Sen çekersen o da çeker… Bilinçlenelim

Ara 10

Ve Deniz ilk misafirini ağırladı

Ve Deniz ilk misafirini ağırladı

“Çocukların hayal kırıklıkları ona alınan uçan balonun ertesi sabah uçmayı bırakması ile başlar”

Ara 07

Geçen gün bir dostum dayattı, `İlle de gidip Fener-Galatasaray  maçını seyredelim,` dedi. Ben de kıramadım dostumu gittim maçı  seyrettim. Futbol maçı denilen şey dört bir yanında binlerce insanın  toplandığı bir meydanda yapılıyor. Meydana, teker teker saydım, yirmi  iki delikanlı çıkarılıyor. On birinin üstünde sarı kırmızı yollu yollu  gömlekler, öteki on birindeyse lacivert sarı fanilalar.

Ama yirmi ikisi  de kısa pantolonlu ve kocaman ayakkabılı. Meydanın iki başında iki kale  var. Mesele, topu bu kale denilen direklerin arasından geçirmekmiş. Her  ne hal ise, okuyucularımın çoğu bu hususta benden çok bilgili oldukları  için fazla tafsilat vermeyelim. Birdenbire bir düdük öttü ve oyun  başladı. Yirmi iki delikanlı kan ter içinde ha babam ha koşuyorlar.  Toptan ziyade basıyorlar tekmeyi, atıyorlar çelmeyi, vuruyorlar kakmayı  birbirine. Bir taraf `Topu ille de ben sokacağım sizin kaleye,` diyor;  öte taraf, `Hayır bu marifeti ben göstereceğim!` iddiasında… Ne yalan  söyleyeyim bu hengamede ben de heyecanlanmadım değil. Fakat benim  heyecanlanmam, etraftaki binlerce seyircinin coşkunluğu yanında devede  kulak kabilinden. Oyunu seyredenler ikiye bölünmüşler. Her biri kendi  partisinin çocuklarını teşvik eder, düşman tarafa küfür basar bir  durumda. Herkes istediğini söylüyor. Herkes bildiği gibi bağırıp  çağırıyor. Ortalıkta bir söz, bir düşünce hürriyeti alabildiğine… Bu  işin bir çok tarafları hoşuma gitmedi desem yalan söylemiş olurum.  Muayyen bir manada demokrasiyi anlamak isteyenler Taksim Stadyumu`na  gitsinler. Ben kendi payıma güzel ve berrak ve heyecanlı bir iki saat,  geçirdim orada.
 (Orhan Selim(Nazım Hikmet)/ Akşam 23.04.1936) 
Nazım Hikmet o yıllarda Orhan Selim takma adıyla Akşam gazetesinde kaçak yazardı.

Geçen gün bir dostum dayattı, `İlle de gidip Fener-Galatasaray maçını seyredelim,` dedi. Ben de kıramadım dostumu gittim maçı seyrettim. Futbol maçı denilen şey dört bir yanında binlerce insanın toplandığı bir meydanda yapılıyor. Meydana, teker teker saydım, yirmi iki delikanlı çıkarılıyor. On birinin üstünde sarı kırmızı yollu yollu gömlekler, öteki on birindeyse lacivert sarı fanilalar.

Ama yirmi ikisi de kısa pantolonlu ve kocaman ayakkabılı. Meydanın iki başında iki kale var. Mesele, topu bu kale denilen direklerin arasından geçirmekmiş. Her ne hal ise, okuyucularımın çoğu bu hususta benden çok bilgili oldukları için fazla tafsilat vermeyelim. Birdenbire bir düdük öttü ve oyun başladı. Yirmi iki delikanlı kan ter içinde ha babam ha koşuyorlar. Toptan ziyade basıyorlar tekmeyi, atıyorlar çelmeyi, vuruyorlar kakmayı birbirine. Bir taraf `Topu ille de ben sokacağım sizin kaleye,` diyor; öte taraf, `Hayır bu marifeti ben göstereceğim!` iddiasında… Ne yalan söyleyeyim bu hengamede ben de heyecanlanmadım değil. Fakat benim heyecanlanmam, etraftaki binlerce seyircinin coşkunluğu yanında devede kulak kabilinden. Oyunu seyredenler ikiye bölünmüşler. Her biri kendi partisinin çocuklarını teşvik eder, düşman tarafa küfür basar bir durumda. Herkes istediğini söylüyor. Herkes bildiği gibi bağırıp çağırıyor. Ortalıkta bir söz, bir düşünce hürriyeti alabildiğine… Bu işin bir çok tarafları hoşuma gitmedi desem yalan söylemiş olurum. Muayyen bir manada demokrasiyi anlamak isteyenler Taksim Stadyumu`na gitsinler. Ben kendi payıma güzel ve berrak ve heyecanlı bir iki saat, geçirdim orada.

(Orhan Selim(Nazım Hikmet)/ Akşam 23.04.1936)

Nazım Hikmet o yıllarda Orhan Selim takma adıyla Akşam gazetesinde kaçak yazardı.

Kas 15

Okuduğum en temiz kompozisyondu…

Okuduğum en temiz kompozisyondu…

Kas 04

Hipotez : Top direği yaladı geçti.
Teori     : Topun dili vardır.
Sonuç    : Top pekala arapça allah yazabilir.

Hipotez : Top direği yaladı geçti.

Teori     : Topun dili vardır.

Sonuç    : Top pekala arapça allah yazabilir.

Ek 19

En azından bir konuda hem fikirlermiş

En azından bir konuda hem fikirlermiş

Ek 07

“Heryerdeyizzz” diyoruz ya. Evet öyleyiz

“Heryerdeyizzz” diyoruz ya. Evet öyleyiz

Ek 05

Matematiğim hep yatağandı. Yatağan pi sayısı kadar değerlidir

Matematiğim hep yatağandı. Yatağan pi sayısı kadar değerlidir

Ey 30

Hidayet kardeşim haklı

Hidayet kardeşim haklı

Ey 21

“Birinin izinden yürünürse, onu geçmek mümkün değildir” — Anonim

Ha 28

[video]