ben deniz çocuğuyum. ülkemin her denizinde yüzdüm. şimdi ben temiz denizlerimi özlüyorum… evimin önünden çaldığınız ve dilediğimce yüzebilmek için beni uzaklara mahkum ettiğiniz için suçlusunuz lüksüne düşkün insanlık. bu tuzlu sular, barındırdıkları canlıların evi olan bu tuzlu sularda misafirliğinizi bilemiyorsunuz. parçası olduğunuz bu diyar, size bir gün evsizliği tattırır umuyorum. ama hala sizin uyanmanız için umutluyum.
bodrum- kara ada
(dipte gördüğünüz küre 7 metre derinlikte, 1. dünya savaşından kalma bir tonoz.)
Değerli dostum İdil’in ağzıma sıçtığı, bünyemi hasara uğrattığı videosu…
Aylarca üzerinde çalıştığımız(yalan) Gideri Var “Kapıcı Fırat” bölümü çalınan(yalan, yanlışlıkla sildik…Alkol) bazı görünütler yüzünden yayınlanamamıştı. Bizde kayıp yerleri 80 ve 90ların bir ferdi olarak bize ingilizceyi öğreten ve sevdiren programa ithafen yamaladık…..Ayrıca çocuklarınıza izletmeyin ya da izletin….
DİKKAT:Film ağırdır.İlk izlemede bişey anlamassınız. Bu çok normaldir.Tekrar tekrar izlediğinizde zevk alırsınız. Tıpkı Tarkanın albümleri gibi…
“Gideri Var” Basına sızan ilk görüntüler
Gideri Var mini gençlik dizisinin “kötü adam” karakteri “Tango” nun tanıtım fragmanını çekiyorum. En kısa zamanda ekliycem. Gelen mesajlar için çok teşekkür ederim…
Tumblr götlük yaptı, Gideri var videosunda hata verio diye msg aldım bikaçınızdan.İnat ettim eyçdi koydum bende….
İsviçre’de okuyan sevgili arkadaşım Ceren’den bu sabah beni inanılmaz şaşırtacak ama bi okadar da kahkaya boğacak mail aldım. Ceren’e Kanada’da okuyan bir arkadaşı üniversitesinde Photoshopla ilgili bir panel olacağını konuşmacılar arasında bir Türk olduğunu söylemiş. Ceren’de Türk’ün kim olduğunu sormuş. Arkadaşı benim ismimi verince dumur olan Ceren önce şaka olduğunu sanmış. Ama arkadaşı panel afişini gönderince inanmış. Bana mailde ne kadar hayırsız olduğumdan, kanadaya giden adam İsviçreye nasıl gelmez bizi görmez yazıyordu. Ben tabi bu maili okurken ne Kanadası yauuww Kıbrısta götüm terliyor diyordum içimden. Ama postere göre benim yarın Kanada’da Mount Allison Üniversitesindeki konferansta olmuş olmam gerekiyor. Dedim ulan ben bişey mi kaçırdım. Alkollü iken birilerine “hee olur gelirim la siz isteyin yeter ki mi dedim,ne dedim” dedim. Tüm silinmiş postalarıma kadar baktım. Ama öyle bir mail, verilmiş söz, çekilmiş foto bulamadım. Hep spam hep spam. Rahatladım. Anlaşılan bir karışıklı olmuş. Tahminen afişteki çalışma bana ait ve credits vermek istemiş tasaraımcı arkadaş ve ulan bu çocuk gelse ne konuşur ha, dur lan ben bunu konuşmacı yazıyım demiş….. David Waters ve Vladimir gibi ismlerle olmakta ayrı bir zevkmiş.
Güzel adam, dert babası, arabeskin yılmaz askeri, direği yalayan adamı, gürbüzü,emeklisi, memuru ama herşeyden önemlisi sevgili dost Aras ya da çoğunuzun bildiği ismiyle Sami Hazinses’in beklenen kitabı 3 Ağustos ta raflardaki yerini alıyor (hahaha bu raflardakı yerını almayı hep tv den dinlerdim.Anlık keyiflendim). Alınası kitaplardan.